Daha Kolay Öğrenme İçin;

 

    Biliyorsunuz ki öğrenme farklı yöntemlerle gerçekleşebilir, örneğin herhangi bir şeyi duyarak öğrenebiliriz, görerek öğrenebiliriz, deneyerek öğrenebiliriz ya da bize dışarıdan verilen komutları uygulayarak öğreniriz. Bu farklı öğrenme stratejilerini hepimiz günlük hayatımızda bilinçli ya da bilinçsiz olarak sıklıkla kullanırız. Ancak konuyla ilgilenen uzmanlar bu alanda farklı araştırmalar yaparak öğrenmede en etkili olan yöntemi belirlemeye çalışıyorlar. Fakat kişisel farklılıklar elbette ki bu yöntemlerin etkinliklerinde değişikliklere sebep oluyor. Bir bireyin öğrenmesinde çok etkin görünen bir aktivite diğeri için o kadar etkin olmayabiliyor.
         Öğrenme ilkeleri, öğretim yöntemlerinin eğitim ortamlarında işe koşulmasında dikkate alınması gereken öneriler bütünü olarak görülebilir. Öğrenme ilkelerinin bilinmesi ve uygulanması etkili bir öğretim sağlamak için ön koşul olarak düşünülebilir. Öğretim ilkeleri, değişik öğrenme kuramcılarına göre ayrı başlıklar altında toplanabilir.

         Ancak, bu ilkelerin tümü gözden geçirildiğinde  ortak olarak sıralananlar göze çarpmaktadır.

        1. Öğrenci kendisi için anlamlı olan içeriği daha iyi öğrenir: Öğrenci edindiği bilgi ve becerileri yakın gelecekte kullanacağına ve bunların kendisine yarar sağlayacağına inanırsa daha kolay öğrenir. Başka bir deyişle, içeriğin kendisi için anlamlı olması öğrenmeyi kolaylaştırmada etkilidir denilebilir.


        2. Öğrenme, öğrencinin çevresiyle etkileşimi sonunda gerçekleşir: Öğrencinin çevresiyle etkileşimi onun içinde bulunduğu tüm eğitim yaşantılarını içerir. Bu yaşantıların bir bölümü içsel, bir bölümü de dışsaldır. İçsel olanlar öğrencinin yaşı, gelişim düzeyi, geçmiş yaşantıları, kendisi hakkındaki görüşleri, gereksinimleri, bilgileri, becerileri, tutumları, alışkanlıkları ve ilgileridir.  Dışsal olanlar ise onun evi, yakın çevresi, arkadaş grubu, okulu ve bütün bu çevrenin kendisi üzerindeki etkileridir.
        3. Öğrenci, yeni içeriği, daha önceki etkili olarak öğrendiği içerikle ilişki kurarak öğrenir: Sınıf içi etkinlikler, öğrencinin bildiği durum, olgu ya da  olayların  ele alınmasıyla başlanır. Bu etkinlikler kimi zaman öğrencinin sınıf arkadaşının adını hatırlamak, kimi zaman bilinen bir oyunun kurallarını sıralamak, kimi zaman da  bir fotoğrafın nerede çekilmiş olduğunu söylemek  olabilir. Öğrencinin hatırlaması, sıralaması ya da söylemesi ile ilgili hazırlıklar, onu henüz bilmediği yeni öğrenmelere doğru yönlendirir. Bu öğrenmeler daha önce bildiklerinden başlayıp sonra öğrenileceklerle ilişkilendirilebildiği için öğrenci için öğrenmeyi kolaylaştıran bir etken olarak görülebilir.
       4. Öğrenci, öğrenilecek içeriğe ilgi duyduğunda ve güdülendiğinde  daha çok öğrenir: Öğretme-öğrenme ortamında bulunan öğrenci için ilgi duyma ve güdülenme en önemli değişkenlerdendir. İlgi ve güdülenme bireyin öğrenme isteğini uyandırmaktır. Bu istek ona uygun bir eğitim ortamı yaratmakla artırılabilir.
      5. Öğrenci hemen erişeceği amacı bildiği zaman öğrenme daha etkili olur: Öğrenci açık olarak kendisinden ne istenildiğini bilmelidir. Bunun için kendisinden istenilenlerin açık ve net olarak belirlenmesi gerekmektedir.
      6. Öğrenci amaca ne oranda ulaştığını bildiği zaman öğrenme daha etkili olur: Öğrenci başarılı olduğunu öğrenirse kendine olan güven duygusunu artırır ve istendik düzeydeki davranışlarını tekrarlamayı sürdürür.
      7. Öğretimin ilk aşamalarında başarılı olma, öğretimin etkinliğini artırır: Öğretim sürecinin başlangıcında basit, somut ve kolay olan davranışların kazandırılmasından başlamak öğrenciye başarılı olma duygusunu tattırarak öğretimi de etkili duruma getirir. Bu aşamadan sonra soyut ve güç olan davranışların kazandırılması daha da kolaylaşır.

 

      8. Öğrenme sırasında öğrenci ne kadar çok duyu organını kullanırsa o kadar iyi öğrenir ve geç unutur: Öğrenme sırasında, öğrencinin çok sayıda duyu organını kullanması öğrenmenin niteliği üzerinde etkilidir. Yalnızca duyarak ya da  yalnızca görerek öğrenme aynı zamanda unutmayı da kolaylaştırır. Bu nedenle tüm duyuların kullanılmasına dönük etkinlikler eğitim ortamını oldukça zenginleştirir.
       9. Öğrenci en iyi yaparak öğrenir: Öğrenci öğretme-öğrenme ortamına etkili biçimde katılırsa yaparak öğrenmeyi gerçekleştirmiş olur. Yapmak ve katılmak öğrencinin kendi kendine ya da grupla gerçekleştirebileceği etkinliklere dayanır. Bu etkinlikler aynı zamanda onun öğrendiklerini unutmasını da güçleştirir. 
      10. Duyuşsal davranışları öğrenmede etkin katılım, devinişsel davranışları öğrenmede de tekrar gereklidir: Öğrenci eğitim ortamında bilişsel yeterlikleri, duyuşsal özelikleri ve devinişsel becerileri ile bir bütündür. Buna göre hangi ders ya da kurs söz konusu olursa olsun öğretme-öğrenme etkinliklerinin bunların tümünü geliştirici nitelikte planlanması ve uygulanması gerekmektedir.